INFOGRAFIK

Menu

Mescid-i Aksa nerede? Bir çok insan Kubbetüssahra’yı da, Aksa Camii’ni de Mescidi Aksa sanıyor!

Mescid-i Aksa

Orası Müslümanlar için yeryüzünde kurulmuş ikinci mabed; iki kıblenin ilki; iki kutsal şehrin bir üçüncü kardeşi; Miraç’ın basamağı; Selahaddin’in aşkı; âsitane-i enbiya; kutsallığın başkenti…

Orası Hıristiyanlar için Hazreti Zekeriya’nın Yahya’yla müjdelendiği, Hazreti Meryem’in Ruhu’l-Kudüs tarafından ziyaret edildiği, Hazreti İsa’nın çarmıha gerilip semavata yükseltildiği şehir.

Orası Yahudiler için Hazreti Adem’in toprağının alındığı yer, Hazreti İbrahim’in oğlu İshak’ı kurban etmeye kalkıştığı, Hazreti Süleyman’ın Beytülmakdis’i inşa ettiği kutsal mekân…

Orası Mescid-i Aksa…
mescid-i aksa hangisi?

 

Orası kutsallığın tarihinin taşa kazındığı şehir. Orası Muallak Kayası’nın, İsa’nın Musalla Taşı’nın, Ağlama Duvarı’nın, Kutsalların Kutsalı’nın şehri. Orası “en uzaktaki yakın mescid”.
Bugün üzerinde başta Kubbetüssahra olmak üzere bir dizi İslam binası bulunan Mescid-i Aksa aynı zamanda bir “harem-i şerif” alanı. Ancak bu ifade Mescid-i Aksa’nın bir başka adı değil, bir sıfatı. İslam kaynaklarında bu mekân için Beytülmakdis ve Süleyman Mabedi gibi isimler de kullanılmış. Bu iki ismin sebebi bugün Mescid-i Aksa denilen alanda M.Ö. 960 ve M.Ö. 587 yılları arasında Hazreti Süleyman’ın inşa ettirmiş olduğu Birinci Beytülmakdis’in bulunmuş olması. Babilliler tarafından yıkılan bu mabedin yerine kırk yıl sonra Beni İsrail İkinci Beytülmakdis’i yaptırmış ama bu mabed de M.S. 70 yılında Romalılar tarafından yıkılmış. İslam’ın gelişine kadar metruk bir şekilde bekleyen alana Emevi halifesi Abdülmelik ibn Mervan Kubbetüssahra’yı (691), oğlu Velid de Aksa Camii’ni (705) yaptırmış.

Mescid-i aksa neresi?

Mescid-i Aksa, etrafı Osmanlı döneminde son şeklini almış Kudüs eski şehir duvarlarının içinde, 144 dönümlük bir alan. Bu alanın üzerinde altın kubbeli Kubbetüssahra, Aksa Camii, Burak Mescidi, Mervan Mescidi, irili ufaklı onlarca oda, mihraplar, sebiller ve namaz kılmak için yükseltilmiş platform bulunuyor. Müslüman inancına göre bu alanın içindeki herhangi bir bina değil, her taş, her ağaç, her karış toprak Mescid-i Aksa’nın bir parçası.

Kubbetüssahra (691)
Emevi halifesi Abdülmelik ibn Mervan tarafından yaptırılmış olan Kubbetüssahra, ayakta duran en eski İslam binası. Müslüman mimarların merkezî kubbe tarzını ilk defa denedikleri bina, sekizgen bir yapıdan oluşuyor. Kubbetüssahra, Muallak Kayası’nın üzerine kurulmuş olduğundan bu adı almış; sahranın, yani ‘kayanın kubbesi’.

Kubbetüssahra’nın Ebatları
Kubbetüssahra, kenar uzunlukları 18’er metre olan bir sekizgen yapı. Sekizgenin köşelerinden geçen dairenin çapı 48 metre. Kenarlardan dördünün üzerinde birer kapı, her kenar üzerinde de yedişer pencere bulunuyor. Kubbe 20,20 metre çapında ve 20,48 metre yüksekliğinde. Binanın kendisiyle birlikte kubbe yüksekliği 31 metreyi bulur.

On milyon dolarlık altın
Kubbetüssahra’nın ilk kubbesi gümüş kaplama idi. Ancak inşaat için toplanan altınlar artınca eritilerek kubbe altınla kaplandı. Abbasiler döneminde kurşun kaplamaya dönüştürüldü. 1924-27 restorasyonu sırasında sarı renkli bir alaşımla kaplandı. 1992 yılında Ürdün Kralı Hüseyin’in kişisel bağışıyla çatı 2 mikron kalınlığında altınla kaplandı.

Fatıma Mihrabı
Rivayete göre Sultan II. Abdülhamid, bir gece rüyasında Hz. Fatıma’nın Muallak Kayası’nın bu köşesinde namaz kıldığını görmüş ve bu köşede böyle bir mihrap olmadığını duyunca bunun inşası emrini vermiştir.

Sakal-ı Şerif Mahfazası
1609 yılında Sultan I. Ahmed’in gönderdiği üç adet sakal-ı şerif saklanıyor. Mahfazanın altında da Hazreti Resulullah’ın Miraç’a çıkarken taşta bıraktığı ayak izi, kademünnebi bulunuyor.

Ruhlar Mağarası
Muallak Kayası’nın altındaki bu mağarada Miraç Gecesi’nde Hazreti Muhammed’in İbrahim, Musa ve Zekeriya peygamberlerle buluştuğuna inanılır. Türk Müslümanlar arasındaki yaygın geleneğe göre bu mağara, üstündeki kayanın Miraç’a yükselen Resulullah’ı izlemek istemesi üzerine oluşmuştur.

Kubbetüssahra Çinileri (1541)
Emeviler tarafından yaptırıldığında Kubbetüssahra’nın dış yüzeyi Bizans usulü mozaiklerle kaplıydı. Mozaiğin İslam mimarisine uymadığını düşünen Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman tarafından duvarlar bir yüksekliğe kadar mermer, bundan sonra da mavi çinilerle kaplanmış. Kanuni Kubbetüssahra’nın buzlu camlarını da vitray camlarla değiştirmiş. Çiniler halen Türkiye’den getiriliyor.

Kaitbey Sebili (1460-1482)
Memlûklar tarafından yaptırılmış olan 13 metre yüksekliğindeki sebil ablak taş işçiliğinin nadide örneklerinden birini sunar. Sultan Abdülhamit tarafından tamir ettirildiği için Hamidiye Sebili adıyla da bilinir.

Zincir Kubbesi
Mescid-i Aksa’da inşa edilecek binalar için toplanan maddî kaynakların korunduğu bir hazine odası olarak kurulmuştur.

Burak Mescidi
Ağlama Duvarı’nın hemen arkasındaki bu küçük mescit, Hz. Muhammed’in (as) bineği Burak’ı bağladığı yere kurulmuştur. Peygamber’imizin ifadesiyle Burak, bütün peygamberlerin atlarını bağladıkları halkaya bağlanmıştır. Burak Mescidi’nin duvarında bu hakikatin hatırasını yâd eden bir demir halka bulunur.

Osmanlı yapısı şehir duvarları
Şehrin etrafını çeviren ve toplamda dört kilometre uzunluğunda olan duvarlar Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle 1540’lı yıllarda inşa edildi. Eyyubiler döneminden beri yıkık durumda olan duvarların inşası, şehirdeki güvenliği ve nüfusu artırdı. Duvarlar küçük restorasyonlar görmüş olsalar da Kanuni dönemindeki yapılarını hiç kaybetmediler.

Ağlama Duvarı
Ağlama Duvarı’na Yahudiler Batı Duvarı derler. Çünkü bu duvar aslında bir zamanlar Mescid-i Aksa’nın yerinde duran Beytülmakdis sahasının batıdaki istinat duvarı idi. Duvarın Yahudiler tarafından ibadet için kullanılmaya başlanması Osmanlı dönemine rastlar. Bugün görülen duvarın üçte biri Romalılar, üçte biri Emeviler ve üçte biri de Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. İngiliz manda yönetimi döneminde kurulan bir komisyon Ağlama Duvarı’nın sahiplik hakkının İslam Vakfı’nda olduğuna, ancak Yahudilerin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın bu mekânda ibadet edebileceklerine karar vermiştir. Müslümanlar Ağlama Duvarı’na Burak adını verirler ve Mescid-i Aksa’nın bir parçası olduğuna inanırlar.

Muallak Kayası
Muallak Kayası, üzerinde Kubbetüssahra’nın kurulmuş olduğu kayadır. Hadislerde bu kayadan ‘Sahratullah’ yani ‘Allah’ın Kayası’ adıyla bahsedilir. Bu kaya hem Müslüman, hem Hıristiyan hem de Yahudiler için kutsaldır. Yahudiler onu Allah’ın kainatı yaratmaya başladığı nokta olarak görür ve ona ‘Kuruluş Kayası’ derler. Hıristiyanlara göre kıyamet günü Hazreti İsa’nın adalet kürsüsü onun üzerinde kurulacaktır. Müslümanlar, onu Miraç Gecesi’nin hatırasına kutsal bilirler.

AKSA Camii (705)
Kubbetüssahra’yı yaptırmış olan Emevi halifesi Abdülmelik İbn Mervan’ın oğlu Velid tarafından 705 yılında inşa ettirilmiştir. Cami ilk yaptırıldığında bugünkü yapının iki katı büyüklüğündeydi. Bugün 80 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğinde olan bina, yedi kolon sırasının üzerinde yükselir. Aksa Camii’nin içinde Zekeriya Mihrabı, İmtihan Direkleri, Yahya Mihrabı ve Ömer Camii gibi ziyaret mekânları bulunur.

Süleyman’ın Tahtı
İki odalı bu binanın bir odasında Hazreti Süleyman’a ait olduğu söylenilen büyükçe bir kabir bulunur. Burasının Hazreti Süleyman’ın Beytülmakdis’in inşası sırasında üzerinde durduğu ve inşaatı teftiş ettiği kürsü olduğu söylenir. Hazreti Süleyman, bu kürsü üzerinde vefat etmiştir. Bugün ayakta duran bina bir Osmanlı binasıdır ve boş olan ikinci odasında hadis dersleri okutulmaktadır.

 

Metinler: Kerim Balcı
İnfografik: Abdülkerim Keskin, Yunus Emre Hatunoğlu

islamic infographics

Categories:   3d, Abdulkerim Keskin, infografik, İslam, Mimari, Tarih, Yunus Emre Hatunoğlu

Yorumlar

  • Yayınlanan: 14 Ağustos 2017 15:01

    journeyman

    no english? especially the aqsa mosque?